zoom
zoom out product zoom reset product zoom in product
X
1895 VAYLOĞ DEDE  ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ
1895 VAYLOĞ DEDE  ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ
1895 VAYLOĞ DEDE  ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ
1895 VAYLOĞ DEDE  ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ
1895 VAYLOĞ DEDE  ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ
1895 VAYLOĞ DEDE  ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ

1895 VAYLOĞ DEDE ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ

1895 VAYLOĞ DEDE  ALEVİ DEDESİ ŞAH İBRAHİM VELİ EVLATLARINDAN MUSTAFA TUNA ALTIN KAPLAMA YAKA ROZETİ 18 MM CAPINDA İCERSİ RESİMLİ CELENK İCİNDE VAYLOĞ DEDENİN HATIRASINA OLARAK AZ SAYILA ZAMANINDA YAPTIRILMIŞ OLAN BİR ÜRÜNDÜR

Ürün Kodu : 27164

Stock: 1

KULLANILMIŞ ÜRÜNDÜR

390 ₺ + KDV


Whatsapp ile Sipariş




Anadolu’da dedelik kurumunun temsilcisi durumunda olanların soyağacının Hz. Ali‘nin oğlu İmam Hüseyin‘e dayandığı bilinir. Bunlara“Ocakzade“denir. Malatya ve birçok çevre illerde Vayloğ Dede adıyla tanınan Mustafa Tuna bunlardan biridir. 1895 yılında Hekimhan‘ın Ballıkaya Köyü’nde doğar. Malatya, Hekimhan, Arguvan, Arapkir, Darende köylerinin birçoğunda dedelik kurumunun temsilciliğini yapar. 1972‘de Ballıkaya‘da ölür. Halk arasında “rüyaya girme“, “nefes evladı verme“, “başkalarının içini okuma“, “gaipten haber verme“gibi konularda kerametleri olduğu bilinir ve inanılır.
Herkesle içli dışlı olması, babacan davranışlarıyla“içindeki babayı çıkar” deyimini kullanır. Çocuğu olmayan kadınlar ocağa gelerek onun duasını alır. Bu duadan sonra doğan çocuklar da erkek olarak dünyaya gelir. Çoğunlukla doğan çocuklara Vayloğ Dede’nin adı verilir. Bunlara “Vayloğ’un nazarlaması” adı verilir. Bu çocukların tümü de divane örneğin davranışlara sahiptir.
Vayloğ Dede ile ilgili birçok anlatımlarda vardırbir kacını buradan sizlerle paylaşmak isterim:

 

Denizli’de bir kadının rüyasına girer. “Adım Vayloğ. Hekimhan’ın Mezirme Köyü’ndenim. Ocağıma geleceksin” der. Çocuksuz olan kadın kocasıyla birlikte Hekimhan‘agelir. Mezirme‘yi ve Vayloğ Dede‘yi sorarken, çarşıda bizzat dedenin kendisiyle karşılaşır. Kadın “işte rüyamda gördüğüm adam bu”diyerek Vayloğ Dede‘nin elini öper. Birlikte köye giderler. Bir kurban alıp keserler. Kadın kocasıyla Denizli‘ye döner ve ileride bir çocuk sahibi olduğu öğrenilir.
 
Vayloğ Dede, Arguvan’ın Dolaylı Köyü‘nde sohbette bulunmaktadır. Arapkirli Boyacı Karabet de o sırada aynı köydedir ve Abidin adlı birinin misafiridir. Karabet Abidin Efendi’ye ” bizi de (görgüye) sohbet toplantısına kabul ederler mi? ” diye sorar. Abidin “bırakmazlar” der. Ermeni Karabet o akşam rüyasında üç kişinin semah döndüğünü görür. Sabahleyin Abidin’e gördüğü rüyayı anlatır. Abidin ” bir çuval buğdayı al, Vayloğ Dede‘nin yanına git ” der. Karabet buğdayı alır, Vayloğ Dede‘nin kaldığı eve gider. Dedeyi kahvaltı ederken bulur.
Karabet, “Vayloğ Dede, bir Allah Allah de“ ricasında bulunur. Vayloğ Dede dua eder, bir lokma ekmeği Karbaet‘e uzatır ve “al bu da semah dönen üç sofunun olsun” der. Karabet, Vayloğ Dede‘nin elini bir kez daha öper.

Henüz Yorum Yapılmamış !
Yorum yapabilmek için giriş lütfen giriş yapınız. Üye Girişi




Başarıyla Sepete eklendi !